Koşu Bandının Hikâyesi

Aralıksız ayak sesleri, kısıtlı alan ve bir arpa boyu yol gidememenin monotonluğu… Saatler geçmiş gibi geliyordur fakat yalnızca on bir dakika olmuştur ve “Neden kendime işkence ediyorum ki? Bu şeyin insanlık dışı bir ceza olarak görülmesi gerekiyor.” diye düşünürsünüz.

Aslında tam da böyledir. Ya da böyleydi…

Koşu bantları 1800’lerde, İngiliz mahkûmları cezalandırmak için yapılmıştır. O dönemlerde, İngiliz cezaevi sistemi berbat derecede kötüydü. İdam ve sürgün çoğunlukla tercih edilen cezalardı. Ve kilit altında olanlar da çok pis hücrelerde saatlerce tecrit ediliyordu.

Bu nedenle, dini gruplar, yardımseverler ve Charles Dickens gibi ünlülerin öncülüğündeki toplumsal hareketler, bu vahim koşulları değiştirmeye ve mahkûmlar için düzeltmeye yardım etmeye çalıştı. Hareketleri başarıya ulaştığında, cezaevlerinin tamamı yeniden şekillendirildi ve koşu bandı gibi yeni rehabilitasyon yöntemleri getirildi. Koşu bandının özgün versiyonu, 1818’de İngiliz mühendis Sör William Cubitt tarafından geliştirildi. Mahkûmlar büyük bir çarkın, 24 dişli boşluğuna basıyordu. Çark döndükçe mahkûm, modern step makinalarına benzer şekilde, düşme riskine karşı adım atmaya devam etmek zorunda kalıyordu. Bu arada dişlilerin dönüşü, suyun pompalanması, tahılların öğütülmesi ya da değirmene güç sağlanmasına yarıyordu. “Ayak değirmeni” adı bundan gelmektedir.

Bu mekanizmalar, mahkûmları adam etmenin harika bir yolu olarak görüldü. Ve değirmenlere güç sağlanması, Napolyon Savaşları’ndan
dolayı daralan İngiliz ekonomisinin yeniden inşa edilmesine de fayda sağladı. Bu, mahkûmlar hariç herkes için bir kazançtı. Öyle tahmin ediliyor ki, mahkûmlar ortalama olarak koşu bandında günde 6 saate kadar kaldılar. Bu da 1524 ila 4267 metre tırmanmaya eşdeğerdir. 4267 metre, aşağı yukarı Everest Dağı’nın yarı
noktasıdır. Bunu haftanın beş günü az bir besinle sürdürdüğünüzü düşünün.

Dünyaca ünlü yazar Oscar Wilde da 1895 yılında hapse girdiğinde, koşu bandı cezasının kurbanlarından biri olmuştu. Kent Üniversitesi’nde görev yapan Dr. Vybarr Cregan-Reid, iki yıl ağır cezaya mahkûm edilen Oscar Wilde’ın günde altı saat koşu bandı üzerinde kaldığını belirtiyor ve ekliyor: “Bu onu gerçek anlamda mahvediyordu. Nitekim cezaevinden çıktıktan üç yıl sonra da öldü.”

Cubbit’in tasarımı İngiliz İmparatorluğu ve Amerika’da hızlı biçimde yayıldı. İcadından sonraki on yıl içinde, 50’den fazla İngiliz
cezaevi bir koşu bandına sahip olmuştu. Ve Amerika’da da rakam benzer seviyedeydi.

Beklendiği üzere, yetersiz beslenme ve bu efor birleşince pek çok mahkûmun çöküntü ve sakatlıklar yaşadığı, cezaevi gardiyanlarının ise bunlarla ilgilenmedikleri görüldü. 1824’te New York cezaevi gardiyanı James Hardie, daha taşkın tutukluların ehlileştirilmesinde mekanizmanın hakkını teslim ediyor, “korkuyu tesis eden, monoton devamlılık ve zorluk” diye yazıyordu. Ki bu halen çoklarının hemfikir olduğu bir alıntıdır.

Ve İngiltere’de 19. yüzyılın sonuna kadar kullanılan koşu bantları, 1898’de çıkarılan Cezaevi Yasası’yla aşırı derecede acımasız bulunarak yasaklandı.

Fakat elbette bu işkence aleti bir intikamla, bu kez her şeyden habersiz halkı hedef alarak geri döndü.

1911’de ABD’de bir koşu bandı patenti tescil edildi ve 1952’ye gelindiğinde günümüzün modern koşu bandının öncüsü yapılmıştı.

1970’lerde ABD’de koşu çılgınlığı patlak verdiğinde, koşu bandı aerobik kondisyonu geliştirmenin ve istenmeyen kiloları vermenin kolay ve kullanışlı bir yöntemi olarak yeniden ilgi odağı oldu. Ki dürüst olmak gerekirse bu işte gerçekten iyidir. Ve bu makine o zamandan beri popülerliğini korudu. Dolayısıyla, daha önce insanlık dışı bir ceza olan şeyle bir dahaki sefere kendi isteğinizle karşı karşıya kaldığınızda, ne zaman inebileceğinize de kendiniz karar verdiğiniz için memnuniyet duyabilirsiniz.

Sabriye Aşır

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s