Ekip olarak öğrenme

1900’lü yıllarda İngiltere’de geleneksel süt dağıtım sistemi gereği sütçülerin küçük kamyonetlerle getirdikleri süt şişeleri her evin kapısına bırakılırdı, O dö­nemlerde bu süt şişelerinin kapakları yoktu ve şişenin ağzında biriken kaymak­lar bunlara kolayca erişebilen kuşlar için yeni ve zengin bir besin kaynağı haline gelmişti. Mavi baştankaralar ve ardıç kuşları sütün kaymağını şişelerin ağzına yaklaşıp almayı öğrenmişlerdi.

Tüm bu ilginç öğrenme süreci zaten başlı başına bir yenilikken daha da ilginç bir gelişme oldu. İkinci Dünya Savaşı’ndan önce İngiliz süt dağıtım şirketleri süt şişelerinin ağzını ince alüminyum kapaklarla kapatarak bu kuşların kaymakla beslenmelerini engellediler. Ama 1950’lerin başlarında, İngiltere’deki bütün mavi baştankaralar (yaklaşık olarak 1 milyon kuş) süt şişelerinin alüminyum ka­paklarını parçalamayı öğrenmişlerdi. Zengin besin kaynaklarına yeniden erişe­bilmenin bir yolunu bulmuş olmaları çok önemli bir zaferdi bu kuşlar için. Mavi baştankaraların aksine ardıç kuşları bunu tür halinde öğrenmeyi başaramadılar. Tek tük ardıç kuşunun bunu öğrendiği gözlemlendi, ancak bu becerilerini mavi baştankaralar gibi türün bütün üyelerine yaymayı başaramadılar.

Bu farklılığın en önemli nedenlerinden biri bu iki kuş türünün farklı yaşam tarz­ları olmasıydı. Yazları yavru mavi baştankaralar büyüyünce, kuşlar bir yerden başka bir yere sekizerli ve onarlı kümeler halinde uçarak yer değiştiriyorlardı. Bu gruplardaki kuşlar birbirlerinden ayrılmadan kırlarda hep bir arada uçuyor ve bu iki-üç ay sürüyordu.

Buna karşın ardıç kuşları bölgeci kuşlardı. Genel olarak birbirleriyle iletişim biçimleri hasım ilişkisi biçimindeydi. Her bir erkek ardıç kuşu kendi bölgesinin efendisi ve kendi yaşam alanına bir başkasının yanaşmasına izin vermiyordu.

Alan Wilson şöyle diyordu: “Kümeleşen kuşlar daha hızlı öğrenirler. Varlıklarını sürdürme ve daha hızlı evrim geçirme şanslarını bu şekilde arttırırlar.”

Bu kuşların birlikte öğrenmeyi öğrendiği, öğrenen bir topluluk haline geldiği ileri sürülebilir. Ekip halinde öğrenme önemlidir, çünkü günümüzde artık temel öğrenme biçimi bireyler değil ekiplerdir. Ekipler gerçekten öğrendiğinde sadece olağanüstü sonuçlar elde etmekle kalmaz, ekibin bireyleri de başka türlü olabile­ceğinden daha hızlı yetişirler.

Bireysel öğrenme ve bilginin paylaşılmaması ekip çalışması söz konusu oldu­ğunda başarı değil başarısızlık getirir. Dünyadaki değişim rüzgârlarıyla birlikte en önemli güç haline gelen bilgiye sadece sahip olmak artık yetmiyor. Bilgiye eri­şim, bilgiyi değerlendirme ve paylaşma; bir başka deyişle bilgiyi hammaddeden ürün haline getirme süreci ve bu sürecin verimliliği, başarının anahtarı olarak ön plana çıkıyor.

Alıntıdır

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s