Category Archives: Mide Kanseri

Mide Kanseri

Prof. Dr. Gökhan Akbulut 

MİDEMİZ, SİNDİRİM SİSTEMİNİN KAPISI, CEFAKAR İŞÇİSİ 

Mide, sindirim sisteminin giriş kapılarından biridir. Besinler dişlerimiz tarafından ezilir ve yemek borusu aracılığı ile mideye gelir. Buradaki asit salgısı ve midenin güçlü kasları ile parçalanır ve bir bulamaç haline alır. Mide tıpkı bir çamaşır makinesi gibi besin bulamaçını aşağı ve yukarı hareket ettirerek iyice ezer ve asit salgısı ile temas etmesini sağlar. Bunun dışında sindirim sistemi ve şeker metabolizmasını başlatan bazı kimyasal maddeler salgılar bu da sindirim işlemini arttırır. Bu önemli giriş kapısı, vücudun karşılaştığı kanserojen maddelerle ilk temas eden organlardan biri olmasına neden olmuştur.

MİDE KANSERİ SIK GÖRÜLEN BİR HASTALIK MI? 

 Bütün dünyada sıklığı giderek azalmaktadır. Özellikle buzdolabının dünyada yaygınlaşması bunda etkili olmuştur. Ancak mide içinde görülme yeri daha yukarılara yemek borusu yakınlarına doğru yükselmektedir. Buna biz kardiya bölgesi diyoruz. Uzakdoğuda ve Japonyada daha sık görülmektedir. Bu biraz sonra bahsedeceğimiz beslenme tipi ile ilgili olabilir. Japonya’da görülen mide kanseri tipi biraz daha selim karakterlidir. Avrupa’da ise biraz daha azgın bir tipini görmekteyiz.Türkiye doğudan batıya doğru mide kanseri açısından sıklık değişmektedir. Mide kanseri, Akciğer kanserinden sonra en tehlikeli kanser tiplerinden biridir. 

MİDE KANSERİNİ ÖNLEMEK MÜMKÜN MÜ? 

Mide kanserinin önlenebilir risk faktörleri vardır (Tablo 1). Bunların farkında olmak, bu hastalığa yakalanma riskini azaltacaktır. Bunlar arasında dünya da en önemli önlenebilir risk faktörü olan sigara kullanımının altını çizelim. Bunun dışında duman ve ateşle kurutulan, tuzlanarak saklanan  gıdaları çok miktarda tüketmek, risk faktörleri arasındadır. Buzdolabının olmadığı dönemlerde, bu şekilde gıdalar uzun süre saklanabiliyordu. Hala bu gelenek uzak doğu ülkelerinde ve ülkemizde devam etmektedir. Buzdolabının hayatımıza girmesi, kışın bile sebze meyve üretebilen gıda endüstrisi bu riski azalttı. Ancak bu gıda endüstrisinin oluşturduğu genetik yapısı değişmiş gıdaların etkileri ile ilgili tartışma sürmektedir. Ayrıca besinleri uzun süre saklamayı sağlayan gıda koruyucuların kanserojen etkileri de başka bir tartışma konusudur. Görünen o ki, ülkemizde ve dünyada mide kanseri insidansı giderek azalmaktadır. Bu da tükettiğimiz gıdalardaki değişimin etkisiyle olmuş olabilir. Vitamin eksiklikleri özellikle A ve C mide kanseri risk faktörleri arasında kabul edilmektedir. Diyebiliriz ki ülkeler sosyo ekonomik olarak geliştikçe bu konudaki risk faktörleri azalacaktır. Mide kanseri fakir ve beslenme, gıdaların saklanması ile ilgili sorunları olan ülkelerde ve bölgelerde daha sık görülmektedir. 

Bunun dışında zift, radyasyon, plastik işlerinde çalışan kişiler de risk altındadır. Bu kişilerin özellikle dumandan kendilerini korumaları gerekir. 

POLİP GÖRÜLDÜĞÜ YERDE KATLİ VACİP 

Mide de görülen polip’lerin görüldüğü anda alınmaları gereklidir. Bu endoskopik olarak mümkündür. Bazı geniş tabanlı polipler, iyi huylu olsa bile total çıkarılmalıdır. Bunun için laparoskopik yada robotik cerrahi yöntemler kullanılabilir. 

ATROFİK GASTRİT VE VİTAMİN EKSİKLİKLERİ 

Bu konuda kesin bilgi olmasa da, poliplerin zamanla kanserleştiğini düşündüren kuvvetli bulgular vardır. Ayrıca vitamin özellikle B vitamini, B9 ve B12 eksikliklerinde, yaşlılarda görülen  kronik atrofik gastriti olan hastalarda da mide kanseri daha sık görülmektedir. B9 ve B12 eksikliğinde pernisiöz anemi ile birliktelik olabilir. 

ENFEKSİYONLAR 

Helikobakter pilori hastalığı toplumlarda oldukça yaygın ve çok kolay bulaşan bir hastaıktır. Geri dönüşümü mümkün olan hücresel bir değişime neden olur. Buna metaplazi diyoruz. Bazen metaplazi ilerleyerek displazi ve sonrasında kansere dönüşebilir. Helikobakter pilori antibiyotik ile tedavi edildiğinde çoğunlukla metaplazi düzelir ve normal hücre yapısı oluşur. 

Enfeksiyonlar arasında Epstein Barr virüsü de özellikle lenfomaya neden olabilir.
Metaplazi ve displazi bazen kanser öncüsü olabilir, tespit edildiklerinde sık aralıklarla endoskopi ve biyopsi kontrolü önerilir, örneğin başlangıç için üç aylık aralıklar. 

AİLE’DE KANSER VAR İSE

Aile’de mide kanseri ve gastro intestinal sistem kanserleri görülüyorsa, en erken görülme yaşından 5 yıl kadar geriye gidip o yaşta endoskopi kontrollerine ve takibine başlamak yararlı olabilir. Özellikle birinci derecede akrabalarında kanser hikayesi olanlar daha dikkatli olmalıdırlar. Elbette çok endişelenmeden ve kendilerine hayatı zehir etmeden. 

DAHA ÖNCE MİDE AMELİYATI GEÇİRMEK KANSER AÇISINDAN RİSK FAKTÖRÜ MÜDÜR? 

Evet. 15-20 yıl önce özellikle midenin bir kısmının alındığı ameliyatlarda mide kanseri oluşma olasılığı artmaktadır. Bu sebeple mide ameliyatı geçirenlerin, ameliyattan 15 yıl sonra her yıl düzenli olarak endoskopi yaptırmaları gerekir.  

MİDE KANSERİNİN BELİRTİLERİ NEDİR? 

Diğer bütün gastrointestinal kanserler gibi, geniş lümeni sebebiyle mide kanseri genellikle sinsi seyreder. Çok belirti vermez. Açıklanamayan halsizlik, kilo kaybı, karın ağrısı, kansızlık, kusma bulantı gibi şikayetleri olan yada yukarıda bahsettiğimiz risk faktörlerine sahip olan kişilerin doktora başvurması gerekir (Tablo 2). 

MİDE KANSERİNİN  TEŞHİSİ NASIL KONUR? 

Endoskopi yoluyla mide kanserinin teşhisini koymak mümkündür. Endoskopi ile biyopsiler alınır. Polip varsa çıkartılır. Endoskopi ucunda kamerası olan ve kıvrılabilen ince bir tüp ile sindirim sisteminin incelenmesidir. 

MİDE KANSERİ NASIL TEDAVİ EDİLİR? 

Mide kanseri tedavisi güç bir hastalıktır. Bu sebeple bir takım çalışması gerektirir. Takım içinde, gastroenterolog, cerrah, onkolog, radyolog, patolog, girişimsel radyolog, girişimsel endoskopist,  radyasyon onkoloğu, diyetisyen, psikolog, sosyal hizmet uzmanı bulunur. Kararlar takım olarak alınır ve uygulanır. Hastalığın evresine göre endoskopik tedaviden açık, kapalı yada robotik cerrahi rezeksiyon, ilaç ve ışın tedavisine kadar karmaşık tedavi süreçleri gereklidir. Ancak başarı doğru karar ve disiplinler arası uyumlu tedavi ile gelir. 

Her konuda olduğu gibi ve elbette bizi sarmalayan sevdiğimiz insanların kucaklamaları, ilgileri ve pozitif düşünce biçimiyle. 

Kanserin her türünde, bütün olasılıkları bilmek, en kötüye hazırlanmak ama her zaman olumlu düşünmek gerekir. Bu süreç bir maratondur. 

MİDE KANSERİNDEN KORUNMAK MÜMKÜN MÜ? 

Bilimde hiç bir zaman yüzde yüz kesinlik kavramı yoktur.  Aslında tıp bilimi nadiren iki kere ikinin dört ettiği bir olasılıklar zinciri oluşturur. Yani mutlak sebep ve mutlak sonuç ilişkileri yoktur. Ama riskleri en aza indirmek mümkündür. Bu da önlenebilir risk faktörlerinin farkında olmak ve risk var ise erken dönemde düzenli olarak endoskopi yaptırmakla mümkün olacaktır. 

#ne kadar farkındalık o kadar erken teşhis 

#ne kadar erken teşhis o kadar başarılı tedavi 

Prof. Dr. Gökhan Akbulut, FEBS

Sindirim Sistemi ve Kanser Cerrahisi 

Bu yazı, Medipol Mega Sağlıcakla dergisinde basılmıştır. 

Tablo 1. Mide Kanseri Önlenebilir Risk Faktörleri 

a.Beslenme. 

Tütsülenmiş, tütsülenerek (duman ve ateş ile kurutularak)  saklanan gıdalar  

Vitamin A ve C eksikliği, besinlerle yeterince alınamaması. 

Aşırı tuzlanarak saklanan yada hazırlanan gıdalar

b.Meslekle ilgili 

Plastik işleri ile uğraşan ve dumanına maruz kalanlar 

Zift dumanına yoğun olarak maruz kalanlar 

Radyasyon’a maruz kalma 

c.Alışkanlıklar

Sigara 

İnfeksiyon

Helikobakter pilori, Epstein Barr virüsü

d. Prekanseröz lezyonlar 

Adenomatöz polipler 

Kronik atrofik gastritis

Displazi

İntestinal metaplazi

Menetrier hastalığı

e. Diğer risk Faktörleri 

Genetik Faktörler

A kan grubu

Pernisiyöz anemi

f.Aile hikayesi

HNPCC ve Lynch sendromu

Li-Fraumeni sendromu

g. Özgeçmiş

Daha önce mide ameliyatı geçirmiş olmak 

Tablo 2. Mide kanserinin belirtileri 

Karın ağrısı

İştahsizlık

Kilo kaybı

Güçsüzlük

Bulantı

Kansızlık 

Yutma güçlüğü (özellikle mide girişini tutan tiplerinde)

Mide çıkış tıkanıklığı belirtileri verebilir (Fışkırır tarzda safra içermeyen  kusma, batında şişkinlik ve gerginlik)

Bu yazı Medipol Üniversitesi Mega Hastaneler Kompleksinde hastalar için yayınladığı Medipolüm dergisinde yayınlanmışır.