Gün Eksilmesin Penceremden

Christian Heller


Ne doğan güne hükmüm geçer,
Ne halden anlayan bulunur;
Ah aklımdan ölümüm geçer;
Sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur.

Ve gönül Tanrısına der ki:
– Pervam yok verdiğin elemden;
Her mihnet kabulüm, yeter ki
Gün eksilmesin penceremden! 

Cahit Sıtkı Tarancı

İnsanlar

İnsanlar da ülkelere benziyor
Sınırları var, yüzölçümleri
Yasaları var
Bayrakları, ilkeleri
Kimi dağlık bir arazidir.
Kimi kıraç
Kimi bereketli
Kimi dardır
Kimi engin gözalabildiğince
Kiminin sınırlarından sıkı pasaport denetimiyle girilebilir.
Elini kolunu sallayarak girersin kiminden içeri
Sonuçta ne küçümse insanları kızım
Ne de önemse gereğinden çok
Ama anlamaya çalış
Nedir ve ne kadar genişleyebilir yüzölçümleri

Ataol Behramoğlu

Dünyayı Kurtarabilecek Ağaç : Kiri


Dünyadaki herhangi bir ağaçtan 10 kat daha fazla karbondioksit absorbe eden ve yüksek oranda oksijen üreten kiri ağaçları, gelecek senelerde Doğa Ana’ya büyük katkılar sunabilecek, hatta dünyayı kurtarabilecek ağaç gibi gözüküyor.

Kiri adı Japonca kesmek kelimesinden geliyor, budanması durumunda daha iyi ve daha hızlı büyüdüğüne inanılmasından dolayı bu adı almış.

Ağacın boyu 9 metreyi geçebiliyor; nisan ya da mayıs ayında tatlı, kokulu çiçeği açıyor. Yaprakları protein ve nitrojen açısından zenginken, çiçekleri salatalara lezzet katıyor. Çiçekleri arılar tarafından da çok seviliyor. Ancak bunların hiçbiri bu ağacı esas özel kılan sebep değil. Kiri ağacı dünyadaki herhangi bir ağaçtan 10 kat fazla karbondioksit absorbe ediyor ve yüksek oranda oksijen veriyor.

Teksas’ta “Kiri Devrimi” projesine öncülük eden Chris Sanders ve Brittany Turner, ABD’de bu arındırıcı ağaçlardan 1 milyon tane dikmeyi hedefliyorlar. Son dönemlerde Teksaslıların sağlığı aşırı kirlenen toprak, hava ve su sebebiyle tehdit altında. Neyse ki kiri, kirli toprak, suda başarılı ve büyürken de yeryüzünü temizliyor, arındırıyor. Bir diğer harika özelliği ise bu ağacın dünyadaki en hızlı büyüyen ağaç olması: Tohumdan yetişen, sekiz yıllık bir ağacın boyu, kırk yıllık meşe ağacıyla aynı boyda. Kiri ağacı bir yılda dört buçuk metreden daha uzun olabiliyor.

Umarız bu özellikler herkes tarafından öğrenilir ve en kısa zamanda tüm dünyayı Kiri ile donatma projeleri başlar.
Kaynak : gaiadergi

Öteki

Adamın biri;
uzun süreden beri tanıdığı bir dostuna rastlar;
dostu,
yaşamda yolunu çizememiş biri izlenimini vermektedir…
‘Ona biraz para vermem gerekecek’ diye düşünür….
Ama o akşam;
dostunun zenginleştiğini ve o zamana kadar aldığı borçların tümünü ödemeye karar vermiş olduğunu anlar….

Sık sık uğradıkları bir bara giderler ve bu dost,
oradaki herkese içki ısmarlar…
Bu ani zenginliğin kaynağını sorduklarında,
onlara,
son günlere kadar
‘Öteki’ni yaşadığını’ söyler…

İyi de kim bu Öteki..?
diye sorarlar adama….

Öteki;
bana olmayı öğrettikleri,
ama ben olmayan kişidir,
der….
İnsanların;
yaşamları boyunca – yaşlandıklarında açlıktan ölmek istemiyorlarsa-
nasıl para kazanmaları gerektiğini düşünmek zorunda olduklarına inanır….
Ne kadar çok düşünürlerse,
o kadar çok plan yaparlar;
yaşayan birer varlık olduklarını da, vadeleri dolmak üzereyken anlarlar ancak….
O zaman da artık iş işten geçmiştir..
Peki sen kimsin..?
Be;
aranızda yüreğinin sesini dinleyen herhangi biri gibiyim….
Yaşamın gizi karşısında gözleri kamaşan,
mucizelere açık,
yapıp ettiklerinden sevinç ve heyecan duyan biriyim….
Ne var ki;
şimdiye kadar Öteki,
düş kırıklığına uğrama korkusuyla elimi kolumu bağlıyordu…
İyi ama insanlar acı çekmeyi sürdürüyor,
diye karşılık verdi oradakilerin hepsi….

Sürüp giden başarısızlıklardır…. Bundan kimse paçasını kurtaramaz…
İnsanın;
düşlerini gerçekleştirmek adına verdiği savaşta,
bazı başarısızlıklara uğraması,
ne uğruna savaştığını bilmeden yenilgiye uğramaktan daha iyidir…

Hepsi bu mu…?
diye sorar, bardaki müşteriler…

Evet….
Bu keşfi yaptıktan sonra gözüm açıldı ve gerçekte her zaman olmak istediğim kişi olmaya karar verdim…..
Öteki;
orada,
odamın içinde bana bakakaldı,
ama yeniden içime girmesine izin vermedim,
zaman zaman geleceği düşünmemekle,
kendimi tehlikeye attığımı anımsatarak,
beni korkutmaya kalkmasına,
karşın buna izin vermedim…
Öteki’ni;
yaşamımdan çıkarıp attığım günden beri,
Tanrı’nın gücü mucizelerini göstermeye başladı…

PAULO COELHO

Olgun

Olgunluk sakindir.
Herkese huzur getirir.
Bizi melanetlerden kurtaran olgun insanlar vardır.
Duygusal şantaj yapmazlar ve yokluğumuzda boğulmazlar.
Olgun insanlar anlarlar, olay yaratmazlar, vurmak için hareket etmezler ve dolaylı yol kulanarak incitmezler.
Bu arada olgun olmak doğrudan objektif olmaktır.
Başkalarının fikirlerine saygı duymaktır çünkü kendininkine de saygı duyulmasını ister.
Olgunluk hatalardan hayatı felç etmek yerine ders çıkarmaktır..
Konuşmaktan daha fazla dinlemeyi ve dikkatlice dinlemeyi bilir çünkü öğrenmenin böyle devam ettiğini bilir.
Olgun insanlar kendilerine gülerler çünkü gülümsemenin hayatın bize sunduğu birçok kapının anahtarı olduğunu çoktan öğrenmişlerdir.
Olumlu ruh halinin insana yakıştığını, mutlu insanların güneşe ihtiyaç duymadan içten parladığını en iyi onlar farkeder.
Gerçek mutluluğun sahte olmadığını da bilir, hayatın kendi zorluklarıyla egzersiz yapılır ve mutluluk öyle yakalanır, küçük ve ince detaylarda.
Olgun insanlar mutlu olmanın nasıl bir şey olduğunu çok iyi bilirler.
Yavaş yürürler çünkü acelesi olmanın sakıncalarını çoktan anlamışlardır.
Mükemmelliğin düşmanı olmadığını farkeder ama aşırı mükemmelliyetçiliğin kibir olduğunu da yıllar ona öğretmiştir.
Olgun insanlar acelenin kalbimizi aydınlatan şeyin yani ruhun güzeliğini örttüğünü
Ve farkındalığı azalttığını çok iyi bilir.
Farkındalığı olmayan insan özgür olamaz”

Papatyaları Koparmaya Kıyamadım

Davide Bonazzi

Yüreğime ektim tek, tek
Sevgiyi bir bahar çiçeği gibi
Yüreğime ektim çoğalttım
Umudu serptim çiçeğin içine
Büyüsün diye sevgiler
Kıyamadım suladım
Maviyi koydum içine
Düşlerimle
Sevgilerimi sardım
Hırpalamasın hayat mücadelesi diye
Gözlerinden yüreklerinden öptüm usulca
Kulaklarına sevgi fısıldadım
Hiç bıkmadan
Nasıl sığdırdın bu kadar şeyi dediler
Güldüm
Sevdiklerimin gülüşü ile
Aydınlanınca yüreğim
Çocuk gülüşleri ile
Gözlerime deyince yıldızlar
Sadece sevgi kuşandı yüreğim
Sadece sevgiye yer verdi
Ve kucakladım
Tüm dünyayı
Umutları çoğalsın diye
Umut çiçeğini suladım
Sonra baktım ki
Yüreğime
Yıldızları kuşanmış bir düşle
Yüreğim de gülümsedi
Sessizce
Sevgiyle

Semihat Karadağlı












Bir Kuşun Hikayesi

Bir gün yaralı bir kuş Hz. Süleyman’a gelerek, kanadını bir dervişin kırdığını söyler. Hz. Süleyman, dervişi hemen huzuruna çağırır. Ve ona sorar;

“Bu kuş senden şikâyetçi, neden kanadını kırdın?”

Derviş kendini savunur;

“Sultanım, ben bu kuşu avlamak istedim. Önce kaçmadı, yanına kadar gittim, yine kaçmadı. Ben de bana teslim olacağını düşünerek üzerine atladım. Tam yakalayacağım sırada kaçmaya çalıştı, o esnada kanadı kırıldı.”

Bunun üzerine Hz. Süleyman kuşa döner ve der ki;

“Bak, bu adam da haklı. Sen niye kaçmadın? O sana sinsice yaklaşmamış. Sen hakkını savunabilirdin. Şimdi kolum kanadım kırıldı diye şikâyet ediyorsun?”

Kuş’un kendisini savunması Hz. Süleyman’ı da şaşırtır;

“Efendim ben onu derviş kıyafetinde gördüğüm için kaçmadım. Avcı olsaydı hemen kaçardım. Derviş olmuş birinden bana zarar gelmez, bunlar Allah’tan korkarlar diye düşündüm ve kaçmadım.”

Hz. Süleyman bu savunmayı doğru bulur ve kısasın yerine getirilmesini ister. “Kuş haklı, hemen dervişin kolunu kırın” diye emreder. Yaralı kuş o anda; “Efendim, sakın öyle bir şey yaptırmayın” diyerek öne atılır.

“Neden?” diye sorar Hz. Süleyman. Kuş sebebini şöyle açıklar;

“Efendim, dervişin kolunu kırarsanız, kolu iyileşince yine aynı şeyi yapar… Siz en iyisi mi, bunun üzerindeki derviş hırkasını çıkartın… Çıkartın ki, benim gibi kuşlar bundan sonra aldanmasın !

Alıntıdır

Çok güzel şey

Yaşamak güzel şey doğrusu
Üstelik hava da güzelse
Hele gücün kuvvetin yerindeyse
Elin ekmek tutmuşsa bir de
Hele tertemizse gönlün
Hele kar gibiyse alnın
Yani kendinden korkmuyorsan
Kimseden korkmuyorsan dünyada

Dostuna güveniyorsan
İyi günler bekliyorsan hele
İyi günlere inanıyorsan
Üstelik hava da güzelse
Yaşamak güzel şey
Çok güzel şey doğrusu.

Melih Cevdet Anday

« Önceki Yazılar Recent Entries »