Tag Archives: kanser cerrahisi

Suçlu Kim?

Suçlu kim ?

Suçlu kim ?

SUÇLU KİM…

Yaşadığımız zaman ve karşılaştığımız her durumda bir suçlu aramaya, oluşturmaya yönelik hep bir çabamız, eğilimimiz var, bizler aslında en kolay yolu seçiyoruz farkına varmadan.

İp ucu bizim elimize verilmişken, ipi birilerine vermeyi seçen de biziz.

“Onun yüzünden, sistemin yüzünden, yönetim yüzünden, doktorlar yüzünden, beni anlamayanların yüzünden, ailem yüzünden, eşim yüzünden, duygularımı göremeyenler yüzünden, talihsizliklerim yüzünden, kötü gıdalar yüzünden”… Uzar da uzar suç ve suçlu bulmaya eğimli cümleler, listeler.

Farkına varmasak da dışarda suçlu arama konusunda hepimize bence birer dedektiflik sertifikası verilmeli (!) Çünkü her durumda kendi dışımızda dedektif olup iz sürenleriz(!)

İletişimde bir kural vardır. Belki bilirsiniz… İşaret parmağınız durumu yaratan olay ya da kişiyi gösterir evet, peki içe dönük dört parmak… Bakın kimi gösteriyor(!)

Görülenin ötesine geçmek… Başarabilir miyiz, beraber deneyelim…

Kendinize çevirin bu kez büyütecinizi, büyütün büyütün daha görünür hale gelsin…

Bunu ben şimdi kendim için yapıyorum… Siz de olası var ettiğiniz tüm durumlar için bunu yapabilirsiniz.

Ca’lılığım…

İçimde oksijensiz, hızla üreyen kuraldışı bir hücresel yapılanmaysa eğer yengeçlerim, evet ben izin verdim onlara… Işıktan yoksun. Karanlıktan beslenen… Acımasız tasvir edilen yapı, ölümcül kıskaç. Nefesimin taşınmadığı o ücralıkta üreyenler.

Ben de beslemiş olabilir miyim onları… Korkularımla, endişelerimle, bağımlılık durumlarımla, affedemediklerimle, özgür bırakamadığım zihinsel karmaşamla, fazla fedekarlıkla. Yanlış beslenme alışkanlıklarıyla…

Evet olabilir değil mi, ancak bilinen bir gerçek daha var ki kadim bilgilerde

“kötü aslında iyiliğe hizmet eder”…

O halde zaferlenmek de bizim çabamıza bırakılmış olabilir mi? Zor mu? Evet kolay değildir, büyütecin diğer tarafına geçmek….

Yanımızda ilgi bekleyen bir çocuğun duygusuna ne kadar uzaksak, maalesef kendimize de bir o kadar uzağız. “Şimdi değil”, “Bir dakika işim var”, “ Susar mısın çalışmam lazım”, “Yorgunum!”

Kaç kez bu ya da benzer cümleleri kullandınız siz de ben gibi…

Susmaz ki kolay kolay dıştaki çocuk, susamıştır bir kez size. Tıpkı içimizdeki çocuk gibi.

Sezgilerimin beni çağırdığı yolda susturan da bendim. Olumsuz durumlardan uzaklaştıramadım kendimi, sorumluluklarımın gereğini yaparken, bedenimi unuttum, manevi dünyamın çağrısını unuttum. Sevilmeyi bekledim, anlaşılmayı, ancak ne kadar az kendimi anlamış ve bekletmişim meğer içimin çocuğunu da! Kendimi sağlıksızlaştıran benim… Ve siz de!

Kendimize ayırdığımız zaman dengeleyici olmalı, şifa için ve zamandan bağımsızca…

Çaresiz değil, Çare’ siz olun! … Ben’liğimizin gücünü yadsımamalıyız, yaratandan ötürü.

Dışardan gelen olumlu uyarıcılar, aslında olumsuz görülen durum ve tüm hastalık sinyalleri bile, bizi kendi bütünlüğümüz için uyarıcı niteliğinde… İrademizi uyandırmak için yarıştalar, bize varışta! Kuş sesleri, ezan sesi, bir çocuğun ağlaması, güneşin gözünüze giren ışıkları, denizin dalgaları… Her şeyi bırakın kalp atışları ve alınan nefes bile çağrı kendimize.

Şimdi yazarken benimle ilgilen dercesine pati atarak elimi çeken köpeğimin de “sev beni” uyarısı gibi!

Mesajı aldım her şeyi bırakıp sevgi ve ilgi bekleyen masumiyetle ben de biraz nefesleneceğim. Yazıya şimdilik kısa bir ara…

Tedavi hastalık sürecinin, görünen ve görünmeyenin bir parçası, ancak sadece tıbbi tedavi sürecindeki yardımlarla yetinmemeliyiz… Duruma sebep olan kaynaktaki çalışma bize ait.

Tüm bunları okuduğunuzda olası bir yanlış, eksik anlama oluşturmamak adına özetle şunları eklemek istiyorum; Ne kendimizi öfkeyle suçlayalım, ne de kendimizden bir aciz ya da kurban yaratalım. Kendimizi kendimizin celladı olarak suçlu görmek değil bahsettiğim… Kendimizi baltalamaktan vaz geçmek…

Kendimize egemen olmak! Çözümün kendisi olmak! Fast food alışkanlıklar gibi davranışlarımıza da yansıyan zamana bağımlılık, kötü alışkanlıklar ve hız, bizi aslolan özümüzden uzaklaştırıyor! İşte buna izin vermemek bahsettiğim. Yeni bir biçimlenişe ihtiyacımızın göstergesi bence biraz hastalıklar ve tüm hastalıklı duygu ve durumlar.

Bir annenin ya da babanın duygusuyla, şefkatiyle koruyucu olarak yaklaşalım önce kendimize… İzin verelim içimizdeki ışığın tüm hücrelerimize geçişine… Nefeste akışta kalabilelim biraz da olsa… KENDİMİZİ SEVMEKLE başlasın her şey ve tüm evrene yayılsın Şifa ile…

Evren Balgöz

*Kendimize süren yolculuk yaşam boyu. Hala kendi üzerimde çalışıyorum, inşa etmeye çabalıyorum yeniden kendimi. Umutla ve yengeç barışıyla… Aşkla beslenerek! Ben sadece üzerime düşen kısmında dönüşüm gayretimi, geçtiğim labirentli yolları paylaşıyorum sizlerle de… Bilgi aktarmak değil asla amacım, hatırlatıcı olabilmek kendi üzerimden sizlere nacizane! Her süreçte çaba bizden olsun, takdir sadece Yaradana aittir.

İnce Bağırsak Kötü Huylu Tümörü

İnce Bağırsak kötü huylu tümörlerinin  Sıklığı nedir?

İnce Bağırsak kötü huylu tümörleri (malign) son derece nadir. Hücre tipine göre beş grupta inceleyebiliriz. Büyük kısmı adenokanserdir (%40), daha az Karcinoid tümörler görülür (%30), barsak lenfoası (%20), çok nadir olarak sarcomalar ve karın içi diğer organların ve malign melanomanın karın zarı metastazları görülür. 

İnce Bağırsak kötü huylu tümörlerinin Belirtileri nelerdir?

İnce bağırsak tümörleri kendini kanama, ishal, bağırsak delinmesi, bağırsak tıkanıklığı ve bağırsak düğümlenmesi olarak gösterebilir (intussusception). 

İnce Bağırsak kötü huylu tümörlerinin teşhisi nasıl konur?

Genellikle hastalık ilerlediğinde konur, çünkü hastalık belirti vermeye başladığında tümör genellikle ilerlemiştir. 

İnce bağırsak kötü huylu tümörlerinin tedavisi nasıl yapılır?

Yeterli miktarda lenf bezesi çıkartacak (mezoyu regional lenf nodlarını içine alacak şekilde) geride tümör dokusu bırakmayacak tümör dokusunun cerrahi olarak çıkartılmasıdır. 

İnce bağırsak Adenokanseri nedir? En sık ince bağırsağın hangi bölgesini tutar? Tedavisi nasıl yapılır? 

En sık 12 parmak bağırsağı ve ince bağırsağın başlangıç alanında görülür. 12 parmak bağırsağını tutan tümörlerde, pankreas başı ile birlikte çıkartılır. Çıkartılamayacak kadar yayılmış tümörlerde, sindirim sisteminin devamlılığını sağlamak için by-pass cerrahisi yapılır. Daha aşağıda ince bağırsağı tutan tümörlerde tümörlü doku sağlıklı cerrahi sınır bırakacak şekilde temizlenir. Çevre lenf nodlarında sıklıkla metastaz mevcuttur. Nod negatif hastalıklarda yaşama şansı %80’in üzerindedir. 

Prof. Dr. Gökhan Akbulut, MD, FEBS

Kanser Cerrahisi, Sindirim Sistemi Cerrahisi

Kalın Bağırsak Kanseri

Kolon Kanseri

Prof. Dr. Gökhan Akbulut 

Kolorektal Karsinom

Sıklığı Nedir?

Kolon yani kalın bağırsak kanserleri, sindirim sisteminin en sık görülen kanserleridir. Görülme olasılığı yaş ile birlikte artar. 

Elli yaş üzerinde sık görülür, Sağ kolonda görülme sıklığı sol kolona göre artmaktadır, bu yüzden tarama yöntemi olarak  total kolonoskopi daha fazla değer kazanmaktadır. 

Sebepleri Nelerdir? 

Polip – kanser serisi (poliplerin kanser öncüsü olduğu düşünülmektedir). 

Bu konu kesin olmamakla birlikte destekleyen bulgular mevcuttur. 

Kolon kanseri ve polip görülme yaşı arasında yaklaşık olarak on yıllık bir aralık vardır. 

Polipler içinde kanser odakları tespit edilmiştir ve genellikle kansere doğru hücrelerin değiştiği, metaplazi, displazi ve şiddetli displazi serisini takip etmektedirler.

Rektosigmoidoskopi ve polipektomi yaygın olarak uygulandığı için kolon kanserleri sıklığı sol kolonda nispeten azalmıştır. Bu sebeplerle polip tespit edildiğinde işlemin mutlaka total kolonoskopiye tamamlanması gerekir.  

Takip aralıkları sıklaştırılarak yapılmalıdır. Polip görüldüğünde çıkartılabiliyorsa endoskopik olarak çıkartılmaya çalışılmalıdır. 

Inflamatuar barsak hastalıkları (IBD), yani ülseratif kolit ve Crohn gibi hastalıklar kanser öncüsü kabul edilmektedir. Bu hastalıklar oldukça nadir görülür, ancak sonuçları açısından önemli hastalıklardır. Tam olarak sebebi bilinmemektedir. 

Ancak genetik ve bağışıklık sistemi ile ilgili sebepleri olduğu düşünülmektedir. 

Ülseratif Colitis (UC) 10 yıllık pankolit (sürekli ve kolonun bütün parçalarını tutan hastalık) hikayesinde kanser riskinde %18’den fazla artış olmaktadır

Crohn’s hastalığı Risk artmaktadır ama ne derece arttırdığı ile ilgili yeterli bilgi yoktur. 

Genetik 

Familyal adenomatozis Koli (FAP) sendromu, kolonda sayılamayacak kadar çok sayıda poliplerle karakterize genetik geçişli bir hastalıktır. 

Herediter nonpolipozis kolorektal karsinoma (HNPCC) da ise polip olmadan kanser oluşan aile hikayesinin önemli olduğu bir kanser tipidir. 

En sık görülen genetik geçiş tipidir, bütün kolorektal karsinomlar içinde %3-5 yer tutar. Bu kanser tipinin görüldüğü ailelerde iki jenerasyondan fazla akrabada kolorektal kanser vardır. 

Üç yada daha fazla akrabada kolorektal kanser vardır ve kanser görülme yaşı 50 yaşından önce olur. Bu sebeple daha erken yaşlarda,  44 yaş ve öncesinde birinci derece akrabaların taranması gereklidir. 

Kolorektal kanser risk faktörleri nelerdir? 

Ailede kolorektal kanser olması: genel popülasyona göre 1. Derece akrabasında kolorektal kanser olanların bu hastalığa yakalanma riski normal popülasyona göre 3-9 kat fazladır. 

Daha önce yapılan kolonoskopilerde  polip bulunması riski arttırmaktadır. 

İnflamatuar barsak hastalığı özellikle ülseratif kolit tanısı olan kişiler de risk grubunda yer alır.  

Hastaların %90’ından fazlası 50 yaşın üzerindedir, dolayısıyla yaşla birlikte risk artar. 

Yüksek yağ, düşük fiber içeren (az posalı, çok kalorili) diyetle beslenme ve kronik kabızlık önemlidir. Buna batı tipi fast food beslenme diyoruz. Kronik kabızlık besinlerle aldığımız kanserojen maddelerin bağırsaklarda daha uzun süre kalmasına neden olur. 

Bu da kanser riskini arttırıyor olabilir. 

Bu tür beslenmenin sonucu olarak Obesite yani şişmanlık, risk faktörleri arasında kabul edilmektedir.  

Diabetes mellitus hastalığı ve pek çok kanserde olduğu gibi Alkol ve sigara kullanımı kolon kanseri riskini arttırmaktadır. Gördüğünüz gibi, beslenme ve bazı alışkanlıklar önlenebilir nedenler arasındadır. 

Yaşam tarzını değiştirmek riski azaltacaktır. 

Belirtiler nelerdir? 

Tümörün boyutuna, yerine bağlı olarak değişir. 

 Genellikle uzun süreli bir sessizlikten sonra belirti vermeye başlar. 

Kansızlık, bir alarm semptomdur, 50 yaşın üzerinde bir hastada aksi ispat edilene kadar kolorektal kanser araştırılmalıdır. 

Halsizlik, genellikle kansızlığa ve tümörün vücudun besin kaynaklarını tüketmesine bağlı olarak ortaya çıkar. 

Dışkı karakterinde ve renginde değişiklik olması, parlak kırmızı kan yada siyaha yakın kötü kokulu ishal şeklinde dışkılama alarm semptomlar arasında yer alır. 

Kramp tarzı karın ağrıları, büyük abdeste çıkamama, şişkinlik kişiyi acil servise kadar sürükleyebilir ve bağırsak tıkanıklığının belirtileridir. 

Burada altını çizerek belirtelim, bir kişide kansızlık varsa, 50 yaşın üzerindeyse, dışkı karakterinde değişiklik mevcutsa, rektal kanaması mevcutsa mutlaka bir doktora başvurmalıdır. 

Bu tür hastalarda, muayene, endoskopi ve büyük abdest tahlili yaparak tarama yapılır. 

Ne kadar farkındalık o kadar erken teşhis demektir. 

Erken teşhis edilmesi halinde kolon kanseri tedavi edilebilir bir hastalıktır. 

Tedavisi nedir? 

Tedavisi cerrahidir, bazı durumlarda ameliyattan önce ışın tedavisi ve ilaç tedavisi eklenebilir, bazı durumlarda ise ameliyattan sonra, bu hastalığın evresi ve tuttuğu yer ile ilgilidir. 

İleri evre tümör ve metastaz ne demektir? 

Metastaz yayılma demektir. Tümör hücreleri önce bağırsak duvarının katmanlarına yayılır, sonra bağırsak duvarını tutarak ilerler ve yakın komşu organları tutar, çevresel lenf bezlerine yayılır. 

Bu duruma lokal ileri hastalık diyoruz. Bulunduğu bölgede ilerlemiş hastalık. Birde uzak organlara yayılım durumu vardır. Karaciğer en sık yayıldığı organdır. Bunun dışında akciğer ve diğer organları da tutabilir. 

İleri evre ve metastatik hastalık durumunda çaresiz değiliz. Çıkartılabilecek tümörleri çıkartmak gereklidir. Temel prensip geride yeterince sağlıklı doku bırakabilmektir. Bazı durumlarda ise önce ilaç tedavisi yaparak 

metastaz sayısını azaltıyoruz, hastalığın ilerlemesini yavaşlatıyoruz ve geri döndürebiliyoruz, ardından cerrahi müdahale yapıyoruz. 

Sıcak kemoterapi nedir? 

Eğer tümör hücreleri karın zarını tutmuş ise, karın zarını tamamen soyarak ve görünür metastatik odak sayısını en aza indirecek bir ameliyatın ardından yüksek doz, sıcak kemoterapi uygulanır. Bu özel bir araç aracılığı ile yada karın açık tutularak bir süre sıcak kemotepapi batına emdirilerek yapılabilir. 

Bu tedavinin etkin olduğunu gösteren seriler vardır. Bizim de klinik tecrübelerimiz bu yönde. Bu yöntemi uyguladığımız ve fayda gören çok sayıda hastamız oldu. 

Sizce sağlıklı yaşam için neler yapmalıyız? 

Sağlıklı yaşam için, epidemiyolojik çalışmalar gösteriyor ki, sevgiyle bağlı olduğunuz, iyi sosyal ilişkiler ve neşe birinci derecede önemlidir. Sağlıklı yaşamın temel anahtarı budur. 

Bunlar var ise, iyi beslenirsiniz, yediklerinizi keyifle yersiniz ve sizi daha sağlıklı kılar. Elbette dengeli beslenmeyi, özellikle kalın bağırsak sağlığı için kepek ve posalı gıdalarla beslenmeyi, öğünler içine sebze ve meyveleri eklemeyi öneriyoruz. 

Ama ne yerseniz yiyin, neşeyle ve keyifle yiyin. Dostlarla birlikte yiyin. Bu gün meslektaşlarımız belki kızacaklar ama, stres bütün hastalıkların anasıdır deniyor, bu tamamen doğru değil, vücudumuzun dozunda bir strese ihtiyacı var. 

Atalarımızın dediği gibi işleyen demir ışıldar. Siz bir organınızı kullanmıyorsanız o organınızın hücreleri kendisine ihtiyaç duyulmadığı için kendini küçültür, köreltir,kenara çekilir. Bu doğanın muhteşem ekonomi sistemidir. Her hücre muhteşem bir bütünün parçasıdır. Her hücremiz bunun bilincindedir. 

Bu yüzden dozunda yaşanmış bir strese ihtiyacımız var. Bedeninizi ve ruhunuzu hayattan, işinizden emekliye ayırmayın, ölene kadar çalışın, gücünüz yettiği kadar gayret edin. Bunun için ya işinizi seveceksiniz, yada sevdiğiniz işi yapacaksınız. Stres, bir dereceye kadar ihtiyaç duyulan bir kavramdır. 

Hareket edin. Hareket özellikle açık havada, kuşların, yaprakların, rüzgarın sesini dinleyerek yapılan ve elbette bu güzelliklere şükredilerek yapılan hareket, buna isterseniz spor deyin, ama yürüyüş, bisiklet, yüzme, dağcılık hepsi aynı kapıya çıkar, sizi daha sağlıklı yapacaktır. 

Hareket eğer keyifle ve dostlarla yapılıyorsa daha fazla  katkısı olur.

Hücrelerimiz bizim konuştuğumuz bazen de konuşmadan hatta kendimizden bile sakladığımız düşüncelerimizi duyarlar. Kalın bağırsaklarımız duygusal organlarımızdır. Komşularının acılarına gözyaşları ile eşlik ederler. 

Siz duygularınızı, öfkenizi içinizde tutarsanız, kalın bağırsağınızda buna eşlik eder. O hücrelerde size uyum sağlar. 

Bu yüzden, duygularınızı içinizde tutmayın, sevginizi, öfkenizi, acılarınızı paylaşın. 

Kahkaha, bütün acıları dindirir. En kötü zamanlarında bile insanın gülebileceği şeyler çıkıyor karşısına. Bunu görmek için bakış açısını değiştirmek gerek. Acılarla birlikte ve acılara rağmen, hayata olumlu bakmak, yaşadıklarımıza ve öğrendiklerimize, acı tatlı bütün tecrübelerimize son tahlilde şükredebilmek gerekir. 

Hastalıklar da birer misafir gibidir. Bütün acılar gibi diğer ellerinde bir hediye ile gelirler. O hediyeyi fark etmek gerekir. 

Neşe, sevgi ve dostlarla dolu bir ömür dileriz. 

Hastanın değerlendirilmesi 

Rektal tuşe: muayenenin olmazsa olmazıdır. Ulaşabildiği mesafeden, kitlenin büyüklüğü, fiksasyonu, lümen ile ilişkisi anlaşılır 

Rijit Proktosigmoidoskopi: Anal kenardan itibaren rektum tümörlerinin görülmesini sağlar 

Endorektal Ultrason: Kitlenin derinliğini, kas dokusunu aşıp aşmadığı, çevredeki lenf nodüllerinin varlığı anlaşılır 

Kolonoskopi: Tanı için mutlaka yapılması gerekir, biyopsi alınabilir. Aynı alanda başka yerde polip yada tümör var ise tespit edilmesini sağlar (senkron tümör)

Laboratuar:

CEA (karsinoembriyojenik antijen) ameliyattan önce ve sonra temel değerleri alınmalıdır. Daha sonra erken nükslerin saptanması için karşılaştırma yapılabilir 

Karaciğer enzimleri, hemoglobin ve hemotokrit düzeyine bakılmalıdır

Görüntüleme: Bilgisayarlı tomografi abdominal alanda ve akciğerde metastaz olup olmadığını anlamak için yapılır, ayrıca pelvik MRI rektum kanserlerinni evrelemesinde çok yararlıdır (altın standart)

Evreleme 

Amerikan cerrahlar birliğinin uyarlaması kullanılır 

Tümör, Lenf nodu ve uzak metastaz varlığına göre evrelenir 

Tedavi 

Çıkartılabilen bütün tümörler için tedavi seçeneği cerrahidir

Lenf nodlarını içeren bağırsağa ait mezenterin de çıkartılması gereklidir

Geride işe yarar doku kalması şartı ile bütün metastazların çıkartılması gerekir

Rektum tümörlerinde, tümör kas dokusunu aşmış ya da lenf nodu metastazı düşünülüyorsa ameliyat öncesinde ışın ve ilaç tedavisi, sonrasında kemoterapi yapılmalıdır

Anal kanala yakın distal rektum tümörlerinde abdominoperineal rezeksiyon (makatın tamamen alınarak kapatılması ve kalıcı kolostomi) ameliyatı ihtimal dahilindedir. Temiz bir cerrahi marj bırakmak koşulu ile anal kanala anastomoz da yapılabilir. Bu durumda geçici olarak saptırıcı ileostomi yapılması gereklidir. 

Lokal eksizyon, T1N0 tümörlerde, lokal invazyon yok ise, 3-4 cm den küçük tümörlerde yapılabilir.

Adjuvan tedavi, lenf nodu metastazı var ise yada yüksek riskli T3 ve üzeri tümörlerde yapılır

FOLFOX, FORFİRİ Evre II yüksek riskli, yada Evre III hastalarda yada yeterince lenf nodu çıkartılamamış hastalarda düşünülür. 

Monoklonal antibody (akıllı ilaç) metastatik kolorektal kanserlerde  tek başına yada FOLFOX ile birlikte düşünülebilir

Süreç (hastalığın prognozu) 

Hastalığın evresine

Hastanın direncine ve kapasitesine

Uygulanan tedavinin doğru ve etkin olmasına, tedavinin sonuna kadar hastanın gayret göstermesine bağlıdır.

Burada yüzdelerden bahsetmek istemiyorum, çünkü insan hayatının özel ve biricik olduğunu, her kişinin kendine özgü yanıt kapasitesinin olduğunu akılda tutmak gerekir. 

İnsan hayatı, yüzdelerle ifade edilemeyecek kadar değerlidir. 

Erken teşhis edilen ve doğru şekilde tedavi edilen hastalar için kolorektal kanser tedavi edilebilir bir hastalıktır. 

Hastalığın ileri evrelerinde de tedavi seçenekleri, hastanın yaşam kalitesini yükseltecek yöntemler vardır. Bunun için doktorunuzla iletişime geçiniz. 

Takip

Fizik muayene 

Kolonoskopi – her yıl düzenli yapılmalı 

Bilgisayarlı tomorgrafi, USG – her yıl düzenli yapılmalı 

Kolorektal kanserlerin erken nükslerinin hemen tamamı ilk iki yılda kendini belli eder. 

CEA: Nükseden kolorektal kanserlerde yararlıdır. 3 ayda bir, ilk iki yıl boyunca. 

Daha sonraki 3 yıl 6 ayda bir tekrarlanmalı. CEA yüksek ise, 

PET CT çekilmeli 

Kolorektal kanserlerin erken nükslerinin hemen tamamı 

ilk iki yılda ortaya çıkar. 

Nüksün erken saptanması 

Nüksün erken saptanması, sağkalım süresini arttırır

İzole karaciğer metastazları, geride sağlıklı doku kalıyor ise çıkartılmalıdır.

Tek akciğer metastazları, geride sağlıklı ve yeterli doku kalıyor ise çıkartılmalıdır

İzole, cerrahi çıkartılabilen, geride vücudun kendini idame ettirebileceği kadar doku kalması halinde bütün metastazlar çıkartılmalıdır, sağkalım ve yaşam kalitesi avantajı sağlar

Kemoterapi ve radyasyon terapisi: Tamamlayıcı tedavi olarak lenf nodu metastazlarında, eğer tümör çıkartılamıyor ise palyasyon amacıyla (hastalığı yavaşlatmak, yaşam kalitesini arttırmak ) yapılır. 

Periton metastazlarında, total peritonektomi ile sıcak kemoterapinin faydası vardır.

Evrelere göre sağkalım yüzdeleri 

Geleneksel Sanata da Vinci Eli (röportaj)

Zeki GÜMÜŞ

zeki.gumus@aksam.com.tr

Cerrahide ilklere imza atan Prof. Dr. Gökhan Akbulut, hobi tutkunu bir hekim. En son Da Vinci robotuyla işlediği çiniyle dünyaya adını bir kez daha duyurdu. İşte sıradışı profesörün hikayesi…

Osmanlı sanatının gururu çini, gelişen teknolojinin gözbebeği cerrahi robotla buluştu. Motor sporlarına olan tutkusu, resim ve müzik sevdasıyla adından söz ettiren Genel Cerrah Prof. Dr. Gökhan Akbulut, cerrahi robot daVinci Xi ile çini yaparak dünyada bir ilke imza attı. Akbulut, ünlü nakkaş Karamemi’nin bir figürünü çalıştığı 5 santimetre çapındaki çiniyi cerrahi robotun babası Gary Guthart’a hediye ederek, hem teşekkür etti hem de Osmanlı sanatını dünyaya bir kez daha hatırlattı.

ASLINDA ÇİNİ HER YERDE

Aslen Kütahyalı olan Akbulut, yetiştiği toprakların kendisi üzerindeki etkisine ilişkin “Osmanlı topraklarında toplu ilk sözleşme 16. yüzyılda çini işçileriyle Kütahya’da yapılmış. Çini yüzyıllarca geriye giden bir sanat. Çini sanatını her yerde görürsünüz. Mesela Kütahya’da tam ortada bir vazo var, onu her gün geçerken görürsünüz. Aslında fark etmezsiniz ama oradaki zarafet, incelik zamanla sizi eğitir” dedi.

SANATA CERRAHİ MÜDAHALE

Akbulut, çini çalışmasıyla asıl amacının cerrahi robotun detaylı işler yapabildiğini anlatmak olduğunu söyledi ve şunları ekledi: “Robot, cerrahi anlamda hemen her şeyi yapabiliyor. Ama insan elinin sınırlarının ötesine geçebilecek kadar detaylı işler yapabileceğini anlatmak istiyordum. Açıkçası görüntüler hoş olsun istedim. Türklerin çiniyle ilişkisi Kütahya, İznik, Çanakkale gibi Anadolu topraklarındaki Karahanlar’a kadar gidiyor. Dolayısıyla bu toprakların bir sanatı çini. Bunu da dünyaya duyurabileceğimiz bir yöntem olabilir mi, ikisini birleştirebilir miyiz diye düşündüm. Dolayısıyla denemeye karar verdim.”

NAKKAŞ İNCELİĞİNDE YAPILDI

Yaklaşık 2 gün boyunca cerrahi robotla çini çalıştığını kaydeden Akbulut, “Gerekli izinleri aldıktan sonra robotu depoya indirdik. Çalışmalarım 2 gün sürdü ve eğitim uçlarını kullandım. Tabii bunlar hastalarda kullandığımız uçlar değil. Hakikaten zor ama robotla yapılabiliyor. Bir nakkaş inceliğinde işi detaylı yapabiliyorsunuz. Tabii bu işin içine girince görüyorsunuz ki o insanlar bu işi aşkla yapmışlar. Üç desen çalıştık. Karamemi usulüyle bir lale ve karanfille Hatayi kompozisyon yaptık” diye konuştu. Akbulut, çini çalışmasıyla birlikte nakkaşların maddi kazançtan ziyade aşkla işlerini yaptıklarını belirterek, “Karamemi’nin çalıştığı Kanuni Sultan Süleyman döneminde kayıtlar var. 29 kişi çalışıyorlar ayda toplam 214 akçe alıyorlar. Bu o zamanlar için bir kişinin kendisini çok zor geçindirebileceği bir rakam. Ama ortaya çıkan eserlere bakıyorsunuz, oradaki zarafet, incelik yani insan bakmaya doyamıyor. Oradaki tezhip sanatçısı esasen o insanlar. O desenler aynı zamanda çini ve seramikte de kullanılmış. Yaygın olarak halen kullanıyoruz o desenleri. Doğadan esinlenilerek yapılmış, o yumuşaklık, o zarafet, o renklerdeki fırça darbelerindeki incelik, hassasiyet o kadar zor ki. O kadar ince çalışmışlar. Bu iş ancak aşkla yapılır. Hakikaten karşılığında parasal olmak üzere bir şey de almamışlar” dedi.

TEK KAREDE İKİ DEHA

Cerrahi robotla yapılan dünyanın ilk çinisini ABD’ye Guthart’a hediye olarak gönderdiğini dile getiren Akbulut sözlerini şöyle sürdürdü: “İlham verici bir hayatı olan Gary Guthart’a dünyada cerrahi robotuyla yapılmış ilk çiniyi hediye ettik. Kutuda benim çiniyi yaptığım gün daVinci Xi önünde çekilmiş fotoğrafımla yaptığım 5 cm çapında bir çini deseni durdu. Desenin yanında İngilizce olarak kısaca ne yapıldığı anlatıldı. Yazının altında tek satır olarak ‘16. yüzyıl, Karamemi usulü lale desenidir’ diye yazıldı. O da bize bir fotoğrafla beraber teşekkür yazısı gönderdi. Böylece ABD’de de bu deseni tanıtmış olduk.”

Çini için ilk adım Fatih Sultan Mehmet’ten

“Aslında Osmanlı’da çalışmalar Babanakkaş ile başlıyor. 15-16. yüzyılda öğrenci olan Babanakkaş, Şahkulu ve Karamemi bir silsile esasen. İlginçtir ki Fatih Sultan Mehmet çiniyi kendi topraklarımızda geliştirelim diyerek ilk adımı atıyor. Çini normalde adı üzerinde Çin’den geliyor porselenler. Özellikle camilerde, saraylarda aynı zamanda eşyalarımız arasında da kullanalım istiyoruz. Böyle olunca İznik’te başlıyor. Orada içinde kuvartz olan bir çamur var. O çamurdan seramik yapmaya başlıyorlar ve oradan saraya çok yakın nakkaşlar oluşuyor.”

Fırçayla çalışmak ameliyattan zor

“Cerrahi robotta 3 tane 5 santimetre çapında klasik desenlerde çini yaptım. Boyaların hepsi geleneksel yöntemlerle hazırlanıp, Kütahya’dan geldi. Bir plaka için yaklaşık 3.5-4 saat uğraştım. Önce çiziyorsunuz, tahririni yapıyorsunuz ki fırçaya hakim olmanız gerekiyor. Fırçayla çalışmak ameliyat yapmaktan zor söyleyeyim. İncecik desenler var, çok küçük alanda çalışıyorsunuz ki bilerek en küçük plakayı tercih ettik. Detaylı çalışabilir miyiz görmek istedik. Bunun mümkün olduğunu da görmüş olduk. Klasik desenleri yad edelim ve dünyaya da bu robot aracılığıyla da geleneksel sanatımız tanınsın istedik. Dünyada bir ilk oldu.”

Hayatı sanat güzelleştiriyor

Hekimliğinin yanı sıra müzik ve resimle de ilgilenen iki kız çocuğu babası Akbulut, zaman yönetimine ilişkin şunları söyledi: “İnsan isterse her şeyi yapabilir. Bu bir tercih meselesi. Çocukları da mesela yönlendirebilirsiniz. Benim iki kızım var onlarla ortak hobilerimizin olması bizim hem beraber geçirdiğimiz vaktin kalitesini artırıyor hem de bir sanat ya da sporla uğraşmış oluyorlar. Çünkü kısa bir hayatımız var ve hayatı güzelleştiren en önemli şey sanat.”

Wd

Röportaj için tıklayınız. 

Hayatınızın sanatçısı olmak

“Hayatınızın Sanatçısı Olmak”

Yargıladığınız, kusursuz olmaya çalıştığınız ya da fazlasıyla so­rumlu/ sorumsuz olduğunuzda algıladığınız şeyi negatif olarak uçla­ra götürür, sevgi ve şükrana yer bırakmazsınız.

Güzel bir Çin deyişi bana berrak bir zihinle anda olmanın gücünü anımsatır:

“Ambarım yandı kül oldu ya, şimdi artık ayı daha rahat görebilirim.”

Algınızı değiştirmek için bilinçli bir şekilde sanatçı, bir sevgi mimarı haline gelin.

Sanatçılar yıkık bir kulübeye bakıp harabe­nin ötesinde cevheri görür.

Gerçek bir sanatçı olanı bilmezden gelmez, sadece olabilecek olan üzerine hayal kurar ama önünde­ki işi bilir ve bundan heyecan duyar.

Açık bir algı ve merak duygusuyla zihniniz ve yaşam koşul­larınızı sürmekte olan harika bir yeniden biçimlendirme tasarısı olarak izleyebilirsiniz.

Merak ve iyi bir doz mizah, ciddi, kendine yönelik çağdaş zihni baştan sona elden geçirmede en iyi panze­hirdir. Yeni gözlerle görme sanatı varlığınızın kısıtlayıcı yapısı­ na sadece bakıp değişime dram yaratmadan, mücadele etmeden karşılık vermenizi sağlayacaktır.

Siz sürmekte olan bir çalışmasınız. Özünüzün dışında yaşa­maya eğitildiniz.

İçe yolculuğunuzun hangi noktasında olursanız olun, şefkati kendinizden esirgemeyin. Kendinizi ne zaman baş­kalarıyla kıyaslasanız bir geri adım atmış olursunuz.

Gözünüz bunda olsun ama kendinize karşı da yumuşak olun. Yıkıcı bir eleştirmen değil, yaratıcı bir sanatçı olma seçiminizi hatırlayın!

Heathares Amara

Toltek Dönüşüm Yolu

World’s first tile pattern painted by Prof. Akbulut with da Vinci Xi

Dear Prof. Gökhan Akbulut
We received your beautiful and precise work by our Turkish distributor Cordamed.
It is an honor for us to receive the first tile pattern of Turkish art which has been done with our da Vinci Xi system.
 
Please find the attached photo  this tile box in front of us.
They really admired your commitment on high standard of care (both on patients and tiles) that you are determined to provide with da Vinci ecosystem.
 
We would like to thank you once again as Intuitive.
 
Regards,
 
Gary Guthart 
CEO and President

1020 Kifer Rd
Sunnyvale, CA 94086-5304 USA
Intuitive.com

 

İlk çini’nin hikayesini dinlemek için aşağıdaki link’i tıklayın
İlham verici bir hayatı olan Gary Guthart ‘a dünyada cerrahi robotu ile yapılmış ilk çiniyi hediye ettik. Cordamed aracılığı ile Amerika’ya Gary Guthart’a ulaştırdık. Önünde duran kutuda benim çiniyi yaptığım gün daVinci Xi önünde çekilmiş fotoğrafımla daVinci Cerrahi Robotu ile yaptığım 5 cm çapında bir çini deseni duruyor. Desenin yanında ingilizce olarak kısaca ne yapıldığı anlatılıyor. Yazının altında tek satır olarak 16. yüzyıl, Karameme usülü Lale desenidir yazılı.
Gary Guthart gibi bir basketbol sahasında basketbol oynarken NASA ya giden bir yolu hazırlayan cerrahi robotu planlaması ne kadar ilham vericiyse, 16. yy nakkaşı Karamemi’nin doğadaki bir laleyi bir kil tabakanın üstüne nasıl aktarılacağı ile ilgili bir stil geliştirmesi de o kadar ilham verici. Dünyayı daha güzel bir yer haline getiren bu büyük insanlara selam olsun.

Gary Guthart (President and CEO) and Dave Rosa (Executive Vice President and Chief Business Officer)
Gary Guthart (President and CEO) and Dave Rosa (Executive Vice President and Chief Business Officer)
Bülent Boz  ve Hasan Ertaş ( Intuitive Global Marketing Director CEO)
Karamemi üslubu Lale