Tag Archives: şiir

Sabahattin Ali

1948 yılında bu gün hayata gözlerini yumdu Sabahattin Ali. Nasıl öldüğü şaibeli bir muammadır.

Hala kitapları en çok satanlar listesinde olan yazar, şair ve öğretmen: hayatı sıkıntılar ve ekonomik zorluklar içinde geçti. Bu gün hala en popüler olan romanı “Kürk mantolu madonna” Hakikat gazetesinde 48 bölüm halinde tefrika edilmişti. Ancak Sabahattin Ali telif parasını alamamıştı. Gazetenin sahibi Cemal Hakkı romanın beğenilmediğini söylemişti.

Benim beklediğim aşk başka! O bütün mantıkların dışında, tarifi imkansız ve mahiyeti bilinmeyen bir şey. Sevmek ve hoşlanmak başka; istemek bütün ruhuyla, bütün vücuduyla, her şeyiyle istemek başka… aŞk bence bu istemektir. Mukavemet edilmez bir istemek!” Aşkı böyle tarif eder Kürk Mantolu Madonna romanında.

Bu romanı okuyalı bir 20 yıldan fazla oldu. O zaman ilk kırk sayfasından çok etkilenmiştim. Açıkçası yarattığı distopya, karakterlerin jest ve mimiklerinin sade analizi, onun muhteşem gözlem yeteneği, Dostoyevski kadar iyiydi. Dünya çapında bir yazar diye düşünmüştüm. Kuyucaklı Yusuf, İçimizdeki Şeytan hala popüler romanlar. Çağını aşmış bir yazar.

Leylim Ley, Aldırma Gönül, Göklerde Kartal Gibiyim, Eşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz gibi bir çok şiiri bestelenmiştir.

Bu sıkıntılı günlerde iyi gelecek, onun güzel bir şiiri ile kapatalım:

Bu günlerde geçer, her şey geçicidir…

“Başın öne eğilmesin
Aldırma gönül aldırma
Ağladığın duyulmasın
Aldırma gönül, aldırma

Dışarda deli dalgalar
Gelip duvarları yalar
Seni bu sesler oyalar
Aldırma gönül, aldırma

Görmesen bile denizi
Yukarıya çevir gözü
Deniz dibidir gökyüzü
Aldırma gönül, aldırma…

Yapay zeka şiir yazabilir mi?

Yapay Zeka, her şeyi yapabilir gibi geliyor değil mi? Her alana yavaş yavaş giriyor. Yaşam biçimimizi değiştiriyor. Yeni meslekler icat ediyor ve bazı mesleklerinde ölmesine neden oluyor. Biraz tedirgin de ediyor hepimizi. Gelecek nasıl şekillenecek, en uçuk bilim kurgu filmleri bile bunu tam hayal edemez. Yeni nesilleri ne bekliyor? Nasıl bir dünya ile karşılaşacaklar? Bu gün uyguladığımız eğitim sistemi ve müfredatın tamamen işlevsiz kalacağı, ne kadar zorlarsa zorlasın çocuklarımızı gelen yeni şartlara tam olarak hazırlayamayacağı çok açık görünüyor. Sadece oyun hariç. Oyun oynamak geleceğe çocuklarımızı hazırlamak için en etkin yol. Çünkü oyun oynamak hem eğlenceli, hem adaptasyon yeteneğini, iletişim yeteneğini, sınırlarınızı, kapasitenizi anlamanızı sağlar. Hem zekanızı hem de fiziksel yeteneklerinizi geliştirir. Bunlara bilgisayar oyunları da dahil.

DİJİTAL SANAT EĞİTİMİ

Belki biraz uçuk bir dahi, matematik eğitimi aldıktan Avustralya’da dijital sanat okumaya karar veren Bager Akbay,

“Yapay zeka şiir yazabilir mi ?” Bütün dahice sorular gibi aykırı bir soru sormuş. Yapay zekadan anladığımız kendi kendine öğrenebilen sistemler. Tek başlarına bir şey ifade etmiyor aslında bir bütün oluştumaları gerekli, yani bir yada birden çok alanda öğrenmeye programlanmaları gerek, yani multidisipliner bir çalışma gerektirir. Bir yapay zeka şiir yazacaksa bir şair’le mi çalışmalıdır. Bu soruları da sormuş olmalı Bager Akbay. Önce vezin, hece gibi temel konuları öğretmiş ortaya çok da başarılı olmayan şiirler çıkmış.

“Yazmak cumburdamak frapan yayınlamak

Kuşbaz ödünlemek mitos adaklamak

Apul hafızlamak kriket kıtırdatmak

Kaniş indüksiyon bitey mıncıklamak”

Sonra bütün şairleri ona öğretmen yapmış. Yani bütün şiir külliyatını algoritma olarak girmiş. Üstüne üstlük bir de acaba el yazısı ile yazsa daha mı romantik olur diye sormuş kendi kendine. Bir robot kol eklemiş. Sanırım sonuç onu tatmin etmiş ama bütün bilim adamları gibi kaygılarını aşamamış ve bir benchmarking (kıyaslama aracı) aramış kendine. Bir şair için en önemli kıyas toplumsal beğeni olabilir diye düşünmüş olmalı ve Türkiye’nin en çok okunan gazetesi Posta gazetesinin yurdumun bütün şairlerine açtığı şiir köşesine bir şiirini göndermeyi düşünmüş. Gazete bir fotoğraf istediği için cinsiyetsiz bir fotoğraf yaratmış. Bunu da bu gazeteye şiir gönderen bütün şairlerin fotoğraflarını bilgisayar ortamında birleştirerek yapmış. Bir de isim gerekmiş elbette, Türkiye’de en çok bulunan isim Mehmet soy isim Yılmaz olduğu için Mehmet Yılmaz ismini düşünmüş. Ne çok yıldırma mücadelesinden geçmiş bir toplum değil mi, kendine en çok Yılmaz soyismini koymuş.

YAPAY ZEKA ŞİİRİ

Ancak yapay zekanın cinsiyetsiz olması gerektiğini düşündüğü için ünisex bir isim olan Deniz isminde karar kılmış. Deniz Yılmaz ismiyle Posta gazetesine yapay zekanın ürettiği bir şiir göndermiş. Gazete de basmaya değer bulmuş. Beğenildi mi bilmiyorum. Ne dersiniz? Siz beğendiniz mi?

Bager Akbay kendisini şaşırtan programların onu heyecanlandırdığını söylüyor. Ancak öğrenen ve gelişen programların sizi bir süre şaşırtabileceğini söylüyor. Bir süre sonra düzeltmeler yapmanız gerekiyormuş.” Ama çocuklar sizi her zaman şaşırtır “diyor.

Sabahları kızımı iskeleye bırakıyorum. Bir on dakika çay içiyoruz vapuru beklerken. Biraz sohbet havadan sudan. Bazen felsefe ve bilim de konuşuruz. Bazen onun ödevlerinden bazen o günkü sınavına çaktırmadan çalışır bana anlatarak. Sonra okuluna gitmek üzere 8.40 vapuruna doğru yürür. Onu arkadan izlerim. İlk adımlarda emeklediği günler, sonra yalpalayarak yürüdüğü altı bezli hali, dünyada her şeyi bildiğini düşündüğü 3-5 yaş arasındaki muhteşem özgüvenli yürüyüşü, ilkokul ve ortaokulda biraz kendini aradığı ve toplumun kısmen onu şekillendirdiği yıllar ve çekingen yürüyüşü ve bir genç kız olarak özgüveni yerinde havalı ergen yürüyüşü. Bütün yürüyüşlerinin detaylarını hatırlıyorum. Jestlerini. Hepsi beni şaşırtmıştı. Her hali. Sabahları onun hayat yürüyüşünü izlediğim o 20 saniye hayatımın en şaşırtıcı ve en güzel anları…

Prof. Dr. Gökhan Akbulut

http://www.gokhanakbulut.com

Bu yazı İzmir Gazetesi’nde 9 Ocak 2020 Tarahinde yayınlanmıştır.

https://www.izmirgazetesi.com.tr/yapay-zeka-sizi-biraz-tedirgin-ediyor-mu-makale,150.html

İlk ve son yaz

Öyle bir ilkyaz ol ki korkut yaprakları

Öyle bir son yaz ol ki tut yaprakları

Sararıp dökülürken güz rüzgârlarında

Ardında savrulsunlar, unut yaprakları.

Sevinçlerinde onlar vardı, hüzünlerinde onlar

Seninle yeşerdiler, seninle soldular

Olsunlar senden sonra da umut yaprakları.

Özdemir Asaf